Uzmanlar Propolis, Polen ve Arı Sütünün Bağışıklık Sistemi için Her Gün Düzenli Olarak Tüketilmesini Öneriyor

 

Alanında uzman hekim ve diyetisyenler, özellikle Anadolu coğrafyasından elde edilmiş arı ürünlerinin düzenli tüketimini önerdiler…

 

Dr. Ender Saraç, güçlü bir bağışıklık sistemi için propolis, arı sütü ve polen tüketiminin öneminden bahsetti.  

Dr. Ender Saraç; “Propolis, arı sütü ve polen gibi arı ürünleri, beslenme planında mutlaka yer almalıdır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, arı ürünlerinin hem tarihte hem de halen günümüzde, antiviral, antibakteriyel, antioksidan, antifungal, antikanserojen ve antienflamatuvar özellikleri ile ön plana çıktığını görüyoruz. Arı ürünleri yaklaşık 20 milyon yıldır doğada var ve insanlar tarafından da kullanılıyor. Burada önemli olan Anadolu topraklarında üretilen arı ürünlerinin tüketilmesi. Çünkü propolis, arı sütü ve polen gibi katma değerli arı ürünleri, diğer coğrafyalarda üretilenlerden çok daha zengin besin değerine sahip ve insan sağlığına etkisi de oldukça yüksek. Bundan dolayı yerli arı ürünlerinin üretimi desteklenmeli ve arttırılmalıdır. Günümüzde bağışıklık sistemi artık çok önemli, arı ürünleri de bağışıklık sistemini doğal olarak destekleyen gıdaların başında geliyor. Her gün düzenli olarak tüketilmesi çok önemli.” dedi.

 

 

Fitoterapi ve Apiterapi Uzmanı Doç. Dr. Engin Celep bağışıklık sistemini güçlendirmek için propolis, polen ve arı sütünün her gün düzenli olarak tüketilmesi gerektiğine değindi.

 

Doç. Dr. Engin Celep;” Doğada bilinen en güçlü antioksidan olan propolis, literatürde “Tek Tam Gıda” olarak geçen polen ve kraliçe arının yaşam kaynağı olan arı sütü düzenli olarak beslenme planında yer almalıdır. Tamamen doğal olan bu gıdalar yüksek polifenol içeriğine sahip olmasının yanında vitamin ve mineral açısından da oldukça zengindirler. Polen içeriğinde doğal olarak; A, D, E, K ve B grubu vitaminleri, magnezyum, çinko, demir ve selenyum minerallerini içerir. Özellikle, mide bağırsak sistemini düzenleyici ve karaciğer koruyucu etkilere sahiptir. Arı sütü hiçbir gıda da bulunmayan 10-HDA ve royalaktin bileşenleri sayesinde enerji ve zindelik sağlarken, çocuklarda büyüme gelişmede etkilidir. Yetişkinlerde ise infertilite tedavisine destek olarak kullanılmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli olarak propolis, polen, arı sütü tüketiminin vücuttaki bağışıklık yanıtı arttırdığı ve dolayısıyla vücudu hastalıklara karşı koruduğu da açıktır. Propolis ham hali ile insan vücudu tarafından sindirilememektedir. Mutlaka özütlenerek damla formunda tüketilmesi gerekmektedir. Bu işlemin mutlaka uzman gıda mühendisleri kontrollerinde, uygun ekipman ve alt yapı ile yapılması gerekir. Piyasada su bazlı diye satılan propolisler incelendiğinde bunların hiç propolis içermediği görülüyor. Eğer etiketinde sadece su ile özütlendiği belirtiliyorsa bu ürünlerin propolis olmadığından emin olabilirsiniz. Propolisin özütlenmesinde mutlaka su ile birlikte ekstraksiyon çözücüsü olarak etanol veya glikol veya gliserol kullanılmış olmalı. Propolis Damla alırken özellikle buna dikkat edin. Etiketleri iyi okuyun.” dedi.

 

 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Pınar Çakır, Çocukların Beslenmelerine Destek Olması için Propolis, Arı Sütü ve Polen’in Düzenli Tüketilmesini Önerdi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Pınar Çakır, çocuklarda güçlü bir bağışıklık için propolis kullanılmasının önemli olduğunu belirterek, konuyla ilgili yapılan bilimsel araştırmalardan bahsetti. Çakır; “2006 yılında yayınlanan, Amerika’da Ohio Eyalet Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çalışmada, çocuklarda üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı propolisli bir karışım uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, uygulanan propolisli karışımın, üst solunum yolları enfeksiyonu vaka sayısında, semptomların süresinde ve hastalık gün sayısında azalma meydana getirdiği belirlenmiştir.” dedi.

Propolisin ham halde tüketilemediğini ve doğru bir şekilde özütlenerek tüketilmesi gerektiğini belirten Çakır, %10 oranında saf Anadolu propolisi içeren bir özütten çocukların günde 10 damla tüketebileceğini ve hastalık zamanında miktarı 4 katına kadar çıkarılabileceğini de söyledi.

 

Gıda Yüksek Mühendisi Propolis Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı ise her propolisin aynı olmadığını ve tüketicilerin uzmanlar tarafından uygun koşullarda üretilmiş, doğal besin içeriği ve biyolojik aktivitesi korunmuş ürünleri tercih etmesi gerektiğini belirtti.

Tanuğur; “Anadolu propolisi, diğer ülkelerden elde edilen propolis türleriyle karşılaştırıldığında çok özel bir antioksidan profiline sahip. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile birlikte yürüttüğümüz çalışmada; Brezilya, Çin, Arjantin ve Türkiye’de üretilen propolislerin meme kanseri üzerine etkilerini araştırdık. Çalışmanın sonucunda, Anadolu propolisi kanser hücreleri üzerine yok edici etki gösterirken sağlıklı hücrelere hiçbir zarar vermedi. Anadolu propolisini farklı ülkelerde üretilen propolislerle karşılaştırdığımızda çok özel bir antioksidan profiline sahip olduğunu ve antimikrobiyal, antitümör aktivitesinin daha yüksek olduğunu ortaya koyduk. Anadolu propolisinin içeriğinde yüksek oranda; Kafeik Asit Fenetil Ester (KAFE), Kafeik Asit, Kuarsetin, Galangin, Apigenin, Epikateşin, P-kumarik asit, Krisin ve Pinosembrin gibi 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen bulunur. Bu da Anadolu propolisini çok özel kılıyor.” dedi.

Türkiye’nin ilk ve Tek Yerli İnovasyon Ödüllü Anadolu Propolisi Markası BEE’O Propolis…

BEE’O Propolis Kurucu ortağı ve Genel Müdür Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Taylan Samancı; “Firmamız BEE’O Propolisi, 2013 yılında eşim Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı ve Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu ile beraber İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent’te kurduk. Amacımız yerli olarak propolis üretimini başlatmak ve ham hali ile sindirilemeyen propolisi, insan tüketimine uygun hale getirecek özütleme yöntemini geliştirmekti. O zaman 3 kişi ve 10 arıcı ile başladığımız yolculuğumuzda, bugün Türkiye’nin hem en büyük hem de ilk ve tek İnovasyon ödüllü Anadolu Propolisi üreticisi haline geldik. 200 çalışanımız, 5000 sözleşmeli arıcımız ve 500.000 arı kovanımız ile Anadolu’muzun eşsiz bitki örtüsünden propolis, arısütü, polen, arı ekmeği ve ham bal üretiyoruz. Bu değerli ürünleri hem saf olarak hem de damlalar, spreyler, karışımlar, tabletler, şuruplar ve cilt bakım ürünleri halinde, hem yurt içinde BEE’O ve BEE’O UP hem de yurt dışında BEE&YOU markalarımızla tüketicilerimize sunuyoruz. Ürünlerimizin tamamı %100 doğal ve saf, aynı zamanda tüm formüllerimiz patentli ve her partisi İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Ürünleri Mükemmeliyet Merkezi tarafından test edilip, etken maddeleri içeriği ve saflığı onaylanıyor.

Ürünlerimizi Amerika, Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsveç, İngiltere, Fransa, Kıbrıs, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan’a ihraç etmekte ve Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerlemekteyiz. Ürünlerimizin ve 6000 metrekarelik Türkiye’nin ilk ve tek propolis özütleme tesisimizin, ISO 9000, ISO 22000, ISO 14001, BRC, IFS, GMP, Helal, Organik ve Kovid-19 Güvenli Üretim Sertifikaları var. Tüm ürünlerimiz Tarım Bakanlığı tarafından da onaylı.

Türkiye’de ilk defa hayata geçirdiği “Sözleşmeli Arıcılık” modeliyle arı ürünleri üretimi gerçekleştiriyoruz. Bu model ile kontrollü koşullarda, kovandan sofraya izlenebilir üretim sağlıyoruz, ürünlerin saflığından, doğallığından ve kalitesinden emin oluyoruz. Sözleşmeli arıcılarımızın bizim için özel olarak ürettiği organik ham propolisi, İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te geliştirdiğimiz patentli Ar-Ge yöntemimiz ile özütleyerek, inovatif katma değerli yeni ürünlere dönüştürüyoruz. Bugüne kadar 37 ayrı ödüle layık görüldük. Bunların yarısı uluslararası ödüller. Her biri bizim için ayrı ayrı birer gurur ve motivasyon kaynağı.” dedi.